Menü

SÜRÜM SÜRÜM SÜRÜNDÜREN İLAÇLAR:

ANTİ-DEPRESANLAR

 

İşinizden oldunuz.

Mali sıkıntıya düştünüz.

Eşinizden ayrıldınız.

Sevdiğiniz bir yakınınız öldü.

Evliliğinizde sorunlar baş gösterdi.

Üzüldünüz…

Moraliniz bozuldu…

Strese girdiniz…

Panik oldunuz…

 

Doktora, psikoloğa, psikiyatriste gittiniz.

Medet umdunuz.

 

Çoğunlukla uygun görülen

Anti-Depresan haplar oldu

Belki Lustral, belki Prozac, belki Cipram, belki Cipralex, belki Paxil veya Pexera, belki Faverin

 

Bir umutla hapı yutmaya başladınız ve zamanla “hapı yuttunuz”.

Uyuklamaya başladınız, çünkü beyniniz uyuşturuldu, uyutuldunuz.

Uyutulduğunuz için süreç içinde başınıza gelecekleri / başınıza gelenleri fark edemediniz.

(Çünkü hapı yutmadan önce prospektüsünü okumadınız.)

 

Haydi

Başınıza gelebileklerin bir kısmına şöyle bir bakalım.

 

Önce mide bulantılarınız başlar. Bunu bastırmak için mide bulantısını baskılayıcı ilaç kullanmaya başlarsınız. Bir süre sonra karın ağrıları çekmeye başlarsınız. Çünkü mide ve bağırsaklarınız iltihaplanmış, bağırsaklarınızda nodüller oluşmaya başlamıştır. İlave olarak kabızlık veya ishal eşlik eder. Anal kanalda hemoroidler oluşur.

Önceden yokken, tozdan, topraktan, tüyden, çiçekten, böcekten alerjik reaksiyonlar geçirmeye başlarsınız. Boğazınızda, kulağınızda, burnunuzda, bronşlarınızda, akciğerlerinizde iltihaplanmalar meydana gelir. Gelsin yeni ilaçlar... Büyük ihtimalle de Kortizon. Tüm sistemleri bozmak için.

Yetmedi cinsel fonksiyon bozukluğu başlar. Erkekseniz cinsel organınızda yapısal bozukluklar oluşur. Östrojen ve prolakin hormonu üretimi aşırılaşır, memeleriniz anormal şekilde büyür. Kadınsanız adet düzeniniz bozulur, rahim ağzı iltihaplanır, kanamalar aşırılaşır. Yeniden hastane yolunu tutarsınız. Yeni ilaçlar reçete edilir.

 

Bunları ilaç diye üretenler bu kadarla yetinmemiştir.

Beyaz kan hücreleriniz azalmaya başlar, bağışıklık sisteminiz çöker, virüs ve bakterileri yok edecek antikor üretimi durur, en azından zayıflar. Bulaşıcı hastalıklara karşı açık (savunmasız) hale gelirsiniz.

Trombositleriniz azaldığı için mide ve bağırsaklarınızda kanamalar başlar, kesiklerde kanı durdurmak zorlaşır, cildinizde purpura adı verilen morluklar oluşur.

Zamanla aşırı duyarlı hale geldiniz. Heyecanlanmaya, olur olmaz sinirlenmeye, öfke nöbetleri geçirmeye, alınganlaşmaya, kırılganlaşmaya başlarsınız.

Saç dökülmesi, ses kısıklığı başlar, kilo almaya ve fakat verememeye başlarsınız. Doktora gider, hipotiroidi hastalığına yakalandığınızı öğrenirsiniz.

Midenizde, bağırsaklarınızda, rahminizde, akciğerinizde, memelerinizde, karaciğerinizde, yumurtalıklarınızda, safra kesenizde, böbreklerinizde kistler, miyomlar, polipler, nodüller, tümörler oluşmaya başlar. Biyopsi yaptırırsınız, bir kısmı kanser tümörü çıkar. Artık kanseriniz de olmuştur.

Ya iştahınız azaldığı için gereksiz zayıflamaya, yahut iştahınız arttığı için gereksiz kilo almaya başlarsınız.

Üstelik ağzınız kurumaya, beyniniz uyuşmaya başlar, muayene olur, diyabet (şeker) hastalığına yakalandığınızı öğrenirsiniz.

Yapılan testlerde Kolestrolünüz, trigliseritiniz, ALT, AST, GGT, LDH değerleriniz yüksek çıkar. Karaciğeriniz de hasarlanmıştır. Belki Hepatit, belki Karaciğer Yetmezliği, belki Sarılık teşhisi konulur.

Uyuklar ama uyuyamazsınız. Uyusanız bile dinlenemezsiniz. Hatta bazen uyuyor vaziyette ortalıkta dolaşmaya başlar, uyurgezer haline gelirsiniz. Kabuslar uykunuzu böler, al bastı diye feryatla uyandırılırsınız. Gıcırdattığınız dişler yüzünden yanınızdakini de uyutmazsınız.

 

Yeter mi? İlacı üreten uluslararası çete için bunlar hafif yan etkilerdir.

İlacınızı kullandıkça depresyonunuz katmerlenir, kişiliğinizi kaybetmeye, kendinize acımaya ve kendinize acındırmaya başlarsınız.

Giderek olmayan şeyleri görmeye, olmayan sesleri işitmeye, saldırganlaşmaya, kendinizi başkalarını ezecek şekilde güçlü hissetmeye, bazen de çevrenize ilgi duymamaya başlarsınız. Bir kere daha psikiyatristin yolunu tutarsınız. Bu kez teşhis Paranoyak Şizofrenidir.

Arada bir intihar etmeyi düşündünüz. Belki de buna teşebbüs ettiniz. (İnşallah teşebbüs halinde kalmıştır.)

Niye sersem gibi yürüyorsun, sözünü çok duymuşsunuzdur. Birisiyle konuşurken birden uyuklamaya başladığınız da olmuştur.

Vücudunuzda uyuşmalar, karıncalanmalar, yanma hissi, titremeler, kas gerginliği, yediğinden tat alamama durumları oluşur.

Dikkatiniz dağınıktır. Koordinasyonunuz bozulur, beyniniz bir emir verir ama yerine getiremezsiniz. Konuşmanız bozulur.

 

Zamanla gözleriniz de bozulur. Glokom, miyopi, hipermetropi, Gece Körlüğü, Astigmat… Seçin birisini.

Kulaklarınız çınlamaya başlar. “Biri beni konuşuyor” düşüncesi zamanla kaybolur, çınlama devam eder.

Arada bir epilepsi nöbetine benzer şekilde kas kasılmaları yaşamaya başlarsınız.

 

Baş ağrısı, baş belanız haline gelir. Baş dönmesi bir başka probleminizdir.

Hafızanız kısmen veya tamamen kaybolur.

Arada bir kalp atışınız iyice yavaşlar, bilinç kaybı yaşamaya başlarsınız.

Yahut kalp atışınız olağanüstü hızlanır. Tansiyonunuz yükselir.

Kalp hastalıklarınız kalp krizine dönüşebilir.

Nöromusküler hastalıklara yakalanabilirsiniz. Zamanla beyin hücrelerinde hasarlar ve ölümler başlar. Sinir sistemiyle kaslar arasındaki bağlantı kopar, yürümeniz zorlaşır.

Zaman zaman nefes darlığı, akciğer hastalıkları, burun kanamaları yaşarsınız. Olmadık yerde hıçkırık tutabilir.

Pankreasınız iltihaplanabilir.

Ağzınızda ve dilinizde ülserler oluşabilir.

Aşırı şekilde soğuk soğuk terlemeye başlarsınız.

Cildinizde döküntüler oluşmaya başlar.

Göz çukurunda ödem, yüz bölgesinde ödem…

Cilt kuruluğu, Ürtiker, Egzama, Anormal cilt kokusu sizi canınızdan bezdirir.

Ayaklarınız ve bacaklarınız şişer (Anjiyoödem), Kas ve Eklem ağrıları, Sırt Ağrıları başlar.

Kaslarınız yumuşar, güçsüzleşir.

Kemik ve kıkırdak yapısı bozulur, Osteoartrit (Eklem Kireçlenmesi) ve Osteoporoz (Kemik Erimesi) oluşur.

Böbrekleriniz hasarlanır, zamanla Böbrek Yetmezliği oluşur.

 

Dahası var ama yazmaktan usandım.

Üstelik başka ilaçlarla birlikte kullanıldığında daha ağır sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

 

Bunları uydurduğumu sanmayın.

Bir anti-depresan ilacın, örneğin Lustral’ın prospektüsünü inceleyin.

 

 

NE YAPMALI?

Benim tavsiyem, Osmanlı Tıbbına dönün. Probleminize çare olacak taşları, musikiyi, doğa ile iç içe olmayı, sebze ve meyveleri, Kur’anı Kerim ve Hadisi Şeriflerdeki duaları deneyin.

 

Sağlıklı kalmanız duasıyla.

Hasan KOCABAŞ - Sultan KOCABAŞ

 

Bu Yazıyı Paylaş;
Copyright © 2015 hasankocabas.com.tr Online Kullanıcı : 5 | Bu Günkü Ziyaretçi : 96 | Toplam Ziyaret : 1,682,205

                      ortakfikir tasarım ofisi